UYUŞTURUCU VE MADDE BAĞIMLILIĞI
UYUŞTURUCU VE MADDE BAĞIMLILIĞI
26 Haziran 2016 Pazar - 17:32
A1
A2
A3
A4
hemen-paylas sayfayı-yazdir
uyusturucu-ve-madde-bagmllg

Her çeşidi ile uyuşturucular birer intihar yoludur.

Uyuşturucunun zararları ve bağımlıyı ölüme götüren en büyük riski, gün geçtikçe artan dozlarda uyuşturucu isteği uyandırıp, en sonunda öldürücü doz (halk arasında bilinen adıyla “altın vuruş” almaya kadar götürmesidir.

Uyuşturucular, kanla direk iletildikleri merkezi sinir sistemi üzerinde etki yaparlar. Bu etkilerin bazıları “uyuşturucu/sakinleştirici” etki yaparken, bazıları da “uyarıcı” etki yapar. Uyuşturucu ilk kez alındığında vücutta bir keyif ve zevk oluşturur. Ve çok değil, birkaç kez alınmasının ardından artık “bağımlılık” belirtileri ortaya çıkmaya başlar.

Uyuşturucu bağımlısı bireyin bir süre uyuşturucu alamaması durumunda; uzuvlarda kramplar, titreme, korku hissi, mide bulantısı ve kusma, şuur kaybı, bilinç bozuklukları ve halisülasyonlar gibi “yoksunluk” belirtileri kendini göstermeye başlar.

Devamlı uyuşturucu madde kullanılması durumunda ise kişinin; bünyesi zayıflar, bağışıklık sistemi çöker ve vücut enfeksiyona açık bir pozisyona geçer, fiziksel  güç düşer.

Tüm bu belirtiler ve gereksinimler sonucunda kişi uyuşturucunun zararları sebebiyle büyük bir ruhsal çöküntü içerisine girer. A-sosyal bir hayat sürmeye başlar ve özellikle ailesiyle olan bağlarını kopararak bu olayı ört bas etmeye çalışır.

Uyuşturucu bağımlılığının tedavi süreci ise oldukça zorludur. Uyuşturucunun zararlarına maruz kalmış bireyin tam bir inançla tedavi süresine girmesi en önemli faktördür. Bugün Türkiye’de bir çok merkezde uyuşturucu tedavisi yapılabilmektedir.

Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir. ullanılan uyuşturucu madde esrar, eroin, ekstazi fark etmez. Tedavi sadece kişinin uyuşturucu maddeyi bırakmasını değil, sosyal yaşamına geri dönmesini ve yaşamını sağlıklı biçimde sürdürebilmesini de içerir. Bu ise uyuşturucu maddesiz yaşam tarzının inşa edilmesi ile mümkün olmaktadır.

Tedavide başarı oranının araştırmalarda %40 olduğu bildirilmektedir. Kişinin tedavi olma motivasyonu ve tedaviye uyumu çok önemlidir. Kullanıcılar arasında “bu hastalığın bir tedavisi olmadığı” yolunda bir kanı yerleşmiştir. Halbuki, bu yanlış bir kanıdır. İsteklilik ve kararlılık tedaviyi mümkün kılmaktadır.

Yapılan araştırmalar, şeker hastalarının uyuşturucu madde kullanıcılarına göre tedaviye daha uyumsuz olduğunu göstermektedir. Ancak uyuşturucu madde kullanımında hastalığın tekrarı sadece tıbbi sorunlara yol açmamaktadır. Aynı zamanda sosyal, ekonomik ve adli sorunlara da yol açmaktadır. Kişinin uyuşturucu madde kullanımını daha büyük yıkıma yol açtığı ve yaşam kalitesini düşürdüğü için, diğer hastalıkların tekrarından daha önemlidir.

Çocuğu uyuşturucu kullanan ebeveynler neler yapabilir?

Soğukkanlı ve sakin olabilirsiniz.

Sakin olmak, iyice düşünmek ondan sonra harekete geçmek doğru olacaktır.

Kendinizi suçlamayın.

Yakınlar önce kendini suçlamaktan vazgeçmelidir. Ebeveynin kendini suçlaması, kendine ve çocuğuna karşı öfkeye dönüşebilir.

Konuşmaktan çekinmeyin.

Konuşmaktan çekinmemeli ve konuşmaktan çekinmediğini ebeveyn belli etmelidir. Konuşmaktan korkmak sorunu çözmeyi değil, ertelemeyi getirir.

Korkutmayın.

Tartışma sırasında çocuk korkutulur ise, yalan söylemek zorunda kalabilir. Örneğin, "eğer uyuşturucu madde kullandığını duyayım seni öldürürüm, bacaklarını kırarım" ya da "eğer uyuşturucu madde kullanıyor isen, ailemizi mahvedersin, annenin ölümüne yol açarsın" gibi. Böyle bir durumda anlaşılmadığını düşünecektir. Uyuşturucu madde kullanmakta haklı olduğu düşüncesi uyanacaktır. Baskı altında kalması tekrar uyuşturucu maddeye yönelmesine yol açabilir.

Onun farklı olduğunu kabullenin.

Aile çevresinde böyle bir çocuk görmediklerinden yakınır. Onun zaten farklı bir çocuk olduğu için uyuşturucu madde kullanmaya başladığı unutulmamalıdır.

Duygularınızı kontrol edin.

Anne ve baba duygularını kontrol etmek zorundadır. Her şey yeni başladığını düşünmeli, ümitsizliği bir kenara bırakmalıdır.

Beklentinizi azaltın.

Temel amacınız, onun zarar görmesini azaltmak olmalıdır. Bambaşka bir çocuk haline getirmek gibi bir hedef olamaz.

Yeni beceriler kazanın.

Örneğin, çok kolay öfkeleniyorsanız, öfkenizi kontrol etmeyi öğrenin. Çatışmaları çözme yöntemleri konusunda kendinizi geliştirin.

Yeni stratejiler geliştirin.

Bugüne kadar uyguladığınız yöntemlerin başarısız olduğunu kabullenin. Başarısız yöntemler tekrar uygulanmamalı ve bir kenara bırakılmalıdır. Farklı sorun alanları için, yeni ve farklı yöntemler geliştirin.

İlk adımı siz atın.

Ergenler, ergenliğin verdiği doğal isyankarlık ortamlarında anne-babaları ile uyuşmayı genelde ret ederler. Sonuçları ne olursa olsun, her şeyi göze alıp uyuşmazlığı tercih edebilirler. Bu nedenle öncelikle anne-babanın değişmesi gereklidir. Anne-baba değişince o da değişmeye başlar.

Onunla iletişimin kalitesini artırın.

İyi iletişim için, iyi dinlemek gerekir. Dinlemek, konuşmak değildir. Onu anlamaktır. Dinlemek, onu dinlediğini ve anladığını göstermektir.

Hayatınızı sürdürün.

Yakınlar, hayatını uyuşturucu madde kullanıcısı üstüne odaklamamalıdır. Bir yandan onunla uğraşırken, hayatını da sürdürmeye özen göstermelidir. Yoksa kısa sürede yorulur ve yarı yolda kalır. Öte yandan, ailenin tüm üyelerinin ilgisinin tek kişiye odaklanması sonucu, uyuşturucu madde kullanan kişi bu ilgiyi kaybetmemek için uyuşturucu madde kullanmayı da sürdürebilir.

Onu anlayın.

O kendi doğrularını yapıyor ve yaşıyor. Onun doğruları bizim doğrularımızdan farklı olabilir. Eleştirilmesi gereken onun kendisi değil, davranışları olmalıdır.

Çatışmaları çözün.

O öfkeliyken tartışmaktan kaçınmak gerekir. Çatışma ertelenmelidir. O uyuşturucu maddeliyken tartışılmak yerine, ayıldıktan sonra gerekli olanlar konuşulmalıdır.

Sınırlarınızı koyun.

Anne-baba çocuğuna sınır koymayı öğrenmelidir. Bu çocukların sınır koymakta ve kurallara uymakta güçlük çektiğini biliyoruz. Bu nedenle, aile yeni stratejiler geliştirerek, onun kurallara uymasını sağlamalıdır. Bu kurallar baskı biçiminde olmamalı, ortak bir yol geliştirilmeye çalışılmalıdır.

Kuralları tam olarak uygulayın.

Koyduğunuz kuralları duruma göre değiştirmeyin. En az 3-4 ay kuralları uygulayın. Daha sonra gerekirse değiştirirsiniz. Bu nedenle kolay değişecek kurallar koymayın.

Sorumluluğunu üstlenmesini sağlayın.

Uyuşturucu madde bağımlısı olanlarda, sorumluluk alma ve kendi sorumluluklarını yüklenme oranı çok düşüktür. Bu kişiler tüm sorumluluklarını başkalarına yüklemeye çalışırlar. Kendi bedenlerinin sorumluluğunu da almadıkları için, uyuşturucu madde kullanımı ne kadar zarar verirse versin uyuşturucu madde kullanmaya devam ederler.

Onu destekleyin.

Unutmayalım! Onun da yaptığı doğru şeyler var. Hep onun kötülerinin ya da yanlışlarının üstüne odaklanmak, başarıyı getirmez. Bu nedenle, olumlu davranışları da görülmeli ve bu davranışları yüzünden övülmelidir.

Geçmişi unutun, geleceğe odaklanın.

Aile ile daha önce yaşanan çatışmalar var ise, bunları unutmak, en azından şimdilik kaydı ile ertelemek yararlıdır. Eğer kişi uyuşturucu kullanmaya bıraktıysa onu sürekli bir suçlu gibi izlemek, potansiyel bir tehlike olarak değerlendirmek, geçen günleri sık sık gündeme getirip onu suçlamak büyük hatadır. Tekrar başlaması için zemin hazırlamaktır.

Geri dönüşlerde hayal kırıklığı yaşamayın.

Bağımlılığı bir hastalık olarak ele alacak olursak, o zaman bir hastalığın alevlenmesini de normal karşılamak gerekir. Tıpkı bir kalp hastalığında olduğu gibi. Uyuşturucu madde kullanan kişilerin bir süre uyuşturucu madde kullanmayı bırakması bile çok önemlidir. Bıraktığı süre içinde kişinin bedeni kendini yenilemiş, biraz toparlamıştır.

Tekrar uyuşturucu kullanma tehditlerine prim vermeyin.

Tekrar uyuşturucu kullanmaya başlamak onun sorumluluğu altındadır. Ama sonuçlarına da katlanmayı öğrenmelidir.

Her alanda değişmesini beklemeyin.

Sıklıkla gördüğümüz bir yanlış, bağımlı kullandığı uyuşturucu maddeyi bırakır ama yakınları bu sefer bir başka soruna odaklanır. Uyuşturucu madde konusunda değişiklik olunca, diğer beklentiler de devreye girer.

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

Yorumlar
Yeni Yorum Ekle
(0) Yorum Yapıldı
Henüz bir yorum eklenmedi.